ÜSTÜNBAKIR Bakıra Fısıldayan USTA: Mehmet Üstün

Kadim Bir Zanaatın Destanı

Ateş, Bakır ve Çekiç

Mehmet Üstün:
Sanatın Yaşayan Nefesi

Sandıklı'dan yükselen her çekiç darbesi, 50 yıllık bir sabrın ve binlerce yıllık bir geleneğin ürünüdür.

Üstün Bakır’ın hikayesi, sadece metal şekillendirmek değildir. Mehmet Üstün usta için bakır; dertleştiği, fısıldadığı ve nihayetinde bir mabedin zirvesine yakışacak bir "alem" haline getirdiği bir yoldaştır. Babasından devraldığı sönmeyen bu ateşi, bugün dünyanın dört bir yanına ihraç ettiği el emeği göz nuru eserleriyle taçlandırmaktadır.

50+

Yıllık Tecrübe

Mehmet Üstün Usta Sanatı

Zanaatın Hikayesi: Bir Alemin Doğuşu

Bakırın mabetlere uzanan o zorlu ve asil yolculuğu

01

Saf Bakır Seçimi

Yolculuk, en yüksek kalitede saf bakır levhaların, eserin boyutuna göre hassas seçimiyle başlar.

02

Tavlama (Ateşle Terbiye)

Bakır işlendikçe sertleşir. Usta, metali ocaklarda kor hale gelene kadar ısıtarak tekrar yumuşatır.

03

On Binlerce Çekiç Darbesi

Hiçbir makine kalıbı olmadan, sadece ustanın göz kararı ve çekiç ritmiyle form verilir.

04

Gümüş Birleştirme

Parçalar, en sert fırtınalara dayanacak şekilde gümüş alaşımlı özel kaynaklarla mühürlenir.

05

Polisaj ve Işıltı

Zımpara ve parlatma işlemleriyle bakırın o asil kızıl-altın rengi gün yüzüne çıkarılır.

06

Hilal'in Takılması

Zirveye yerleştirilen el dövmesi Hilal ile alem, gökyüzündeki şerefli yerini almaya hazır olur.

"Makineler her şeyi aynı çıkarır, ruhu yoktur. Ama elin vurduğu her darbede bir niyet, bir dua vardır. Bu alemler minarede durduğu sürece bizim de ruhumuz onlarla birlikte göğe bakar."

— MEHMET ÜSTÜN
Mehmet Ustayla İletişime Geç